İstanbul Psikanaliz Derneği Olağan Genel Kurulu, 22 Ocak 2018'de gerçekleştirildi ve 2018-2020 dönemi için yeni yönetim kurulu seçildi.Yeni yönetim kurulu Ferhan Özenen başkanlığında Ayten Dursun Sökücü, Serpil Doğan, İlker Özyıldırım ve Funda Akkapulu'dan oluşmaktadır. Seçim sonrası Ferhan Özenen'in yaptığı konuşma şöyledir:

"Güveniniz için çok teşekkür ederiz. Bu vazife ve sorumlulukları umarım layıkıyla taşıyabiliriz. Son yıllarda ve bu genel kurul öncesinde İstanbul Psikanaliz Derneği’nin varlığını, süreçlerini, anlamını sıkça düşünürken buldum kendimi. Konusu “İyi Bir Komşu” olan İstanbul Bienali’nin açılış konuşmalarından biri de düşüncelerime çarpıcı bir şekilde eşlik etti. Ev, yurt, sıla, güven ve aidiyet kavramları üzerine örülü bir metindi bu. Bir noktada Nietzsche’den alıntıyla şöyle deniliyordu: “Yakında kar yağacak / Vay Haline Evi Olmayanın.” Yüklü kavramlar bunlar. Şahsen İstanbul Psikanaliz Derneği’ne müteşekkir hissediyorum. Kısa sayılabilecek bir sürede, 1994’ten bu yana, böyle özel bir alan oluşabilmesi, oluşturabilmemiz çok kıymetli. Dernek faaliyetleriyle, eğitimlerle, süpervizyonlarla, buluşmalarla, yayınlarla ilgilenerek; Türkiye’de psikanalizin yaygınlaşıp derinleşmesine ve başkalıklarımızla birlikte var olabildiğimiz bir ortam gelişmesine katkıda bulunan herkese bu vesileyle teşekkür etmek istiyorum. Birlikte ve başka olmanın ne kadar zorlu, ama ne kadar da bereketli bir süreç olduğu, bizler, psikanalistler açısından yeni bir kavrayış olmasa gerek. Yaşamın akış ve dönüşümleri içinde tekrar tekrar hissettiğimiz ve düşünmek durumunda kaldığımız bir şey bu: Birlikte ve başka olmak.

Bollas kısa süre önce Londra’da Freud Museum’da “Democratic Frame of Mind” (Demokratik zihniyet/düşünce yapısı) başlıklı bir konuşma yaptı. Demokrasiyi, çoklukları kapsamak ve kolektif bir zihin olma hali üzerinden açıyordu orada. Bir ideal ve kavram olarak demokrasi üzerine tartışmalar da yapabiliriz tabii. Dünyanın güncel hali psikanalizi bu kavramları yeniden düşünmeye götürüyor. Bollas demokratik süreci, grup içinde serbestçe düşünüp hissedebilmek, yani serbest çağrışım yapabilmek olarak da tanımlıyordu. Grubun her ferdinin, insan zihnine dair bir şeyi temsil ettiğini, hiçbir sesin dışarıda bırakılamayacağını vurguluyordu. Böyle yaklaşmak; seslerin eşitliği; kulak vermek – psikanalist olarak bizlerin uğraşı/meşgalesi. Bu tabiatı/uğraşı önümüzde yıllarda birlikte nasıl değerlendirebileceğimiz konusunda büyük bir heyecan duyuyoruz.

Bir kez daha teşekkür ederim."

Ferhan Özenen

 

09
Mart

Çocuk Psikanalizi Günleri

15. Çocuk Psikanalizi Günleri