Sigmund Freud tarafından kurulan Uluslararası Psikanaliz Birliği’ne (IPA) aday dernek statüsünde bağlı olan İstanbul Psikanaliz Derneği, IPA’nın kabul ettiği formasyon ölçütlerini benimsemiştir. Psikanalitik formasyon 1920’li yıllardan beri üç ayaktan oluşan bir yapı üzerinde oturmaktadır. Bunların ilki adayın bireysel analizi, diğerleri ise kabul edilmiş bir formasyon programına göre düzenlenen kuramsal ve klinik seminerlere katılım ve ilk analiz olgularının formatör analistlerin süpervizyonunda izlenmesidir.

İstanbul Psikanaliz Derneği IPA’nın kabul ettiği 3 formasyon modelinden Fransız modeli olarak tanımlananı yeğlemiştir[1]. Bu modele göre adaylar psikanalitik formasyona başlamadan bireysel analizlerine başlamakta ve en erken analizlerinin üçüncü yılında formasyon için başvurabilmektedirler. Adayın derneğin formatör analistlerden oluşan Formasyon Komitesi üyeleriyle yaptığı görüşmeler sonucu formasyona başlayıp başlamayacağına karar verilmektedir. Psikanalitik formasyona kabul edilen adaydan kendisine sunulan bir seminer listesinden belli kurallara göre kuramsal ve klinik seminerler seçmesi ve bunları yine belirli sürelerce etkin bir katılımla izlemesi beklenmektedir.

Aday formasyona kabul edildikten en erken bir yıl sonra süpervizyona başlama isteğinde bulunabilir. Bu başvurusu da yine aynı komite tarafından olumlu bulunursa ilk analiz olgusunu alır ve bir formatör analistin süpervizyonu ile bu olguyu izlemeye başlar. Adayın bir süre sonra ikinci bir analiz olgusunu yine bir süpervizyonla izlemesi onaylanır. İstanbul Psikanaliz Derneği’nin psikanalitik formasyon programına göre adayların yurtdışından davet edilen formatör psikanalistlerin düzenlediği kuramsal ve klinik seminerlere düzenli olarak katılmaları da gerekmektedir.

Bireysel analizini yeterince uzun bir süre sürdüren, kuramsal ve klinik seminerlere etkin bir biçimde katılan, iki süpervizyonunu yine öngörülen sürelerde yapan ve yabancı psikanalistlerle yapılan çalışmalara katılan aday Formasyon Komitesine formasyonunu tamamlamak için başvurabilir. Adayın dosyasını ve bir süpervizyon olgusunun sunumunu değerlendiren formasyon komitesi olumlu bir sonuca ulaşırsa adayın psikanalitik formasyonu tamamladığına karar verilir. Böylece aday psikanalist olarak tanınır ve İstanbul Psikanaliz Derneği’nin Psikanalist üyesi ve Uluslararası Psikanaliz Birliği’nin üyesi olarak tanınmış olur.

Burada çok kısaca özetlediğimiz psikanalitik formasyon sırasında yine yeğlediğimiz modele uygun olarak adayın analisti formasyon sürecinin bütünüyle dışında kalır. Böylece bireysel analiz sürecinin yalnızca analist ve analizan arasında gerçekleşir yani bu süreç üzerinde kurumsal bir etkinin olmamasına çalışılır. Öte yandan aday katılacağı seminerleri ve birlikte çalışacağı süpervizörleri kendisi seçerler. Çünkü bize göre psikanalitik formasyon adaya neleri nasıl yapması gerektiğini söylememeli ona yalnızca olabildiğince geniş olanaklar ve sağlam çerçeve sunmalıdır. Psikanalitik formasyon aday için bir resim paleti olmalıdır. Aday özgürce seçtiği renkleri yine kendi seçtiği oranda paleti üzerine serpiştirmeli ve Fransız psikanalisti Simone Decobert’in deyimi ile “kişisel denklemine” uygun olarak olmak istediği psikanalisti tuval üzerinde resmetmelidir. 

İPD Formasyon Komitesi

Not: Psikanaliz Formasyonuna başlamak isteyenler Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. adresine yazabilirler. 

[1] Psikanalitik formasyon ve Uluslararası Psikanaliz Birliğinin kabul ettiği formasyon modelleri hakkında ayrıntılı bilgi için Psikanaliz Yazıları 25'teki “Psikanalitik Formasyon” başlıklı dosyaya bakınız.